



İşte gidiyorum / Birşey demeden / Arkamı dönmeden / Şikayet etmeden Hiçbirşey almadan / Birşey vermeden / Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde / Yürüyorum sanki senin yanında Sesin uzaklaşır herbir Adımda / Ayak izim kalmadan gidiyorum Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı / Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı Bana kimse sen gibi sarılmadı Işığımız sönmeden gidiyorum
Gündüz saatlerinde İzmir – Halkapınar Spor Salonun önünde "Bize gelene kadar biter ya" nameleri eşliginde git gide uzayan bir kuyrugun güneşten kendini zor kurtarmış bir yerindeyiz kuzenle. En azından biz şansımızı deneyelim diye beklemiş oldugumuz sırada olası hüsran durumları için yapılabilinecekler düşünülürken bir saatlik süre bitmiş ve sıra bize gelmişti. Halkapınarın gerek kapılar gerekse diger yönlendirmeler konusunda eksikligi bariz şekilde görülen ve inatla kimse bizi...
İnsanın bazen üşengeç oluşu bazense elinde olmayan teknik sorunlar nedeni ile zaman zaman hayata karşı gecikmeleri olur. Ancak bu noktadaki büyük sorun ise söz konusu insan denen şey ben isem bir şekilde teknik sorunlar döne dolaşa üşengeçligimi ele geçirir ve artık benim olmayan bu üşengeçlik zamanla artmaya başlar. Taki pc başına geçip şu üzerinde harfler bulunan şey ile birşeyler ifade etmeye başlıyana kadar. Sanırım öncelikle teknik sorunlar; Bağlantı Problemi: Evdeki internet bağlantımda...
Gerek son dönemde yaşanan yogunlugun ancak atlatılabilmiş olması gerekse böylesi bir site(*) girişimimde bulunma nedenimin tam olarak netleşmesi için geçen zaman sonrası artık parmakları hareketlendirmenin zamanının geldigi düşüncesindeyim. Hımm, nasıl bir giriş yapmalıyım? ne yazmalıyım? nasıl yazılır ki? Az çok blog alemine (ki cidden ayrı bir alem oldu) yakınlıgınız var ise ilk yazının konusu yukarıdaki cümleler paralelliginde başlar. Ancak şuan itibariyle farklı bir durumda oldugumun farkındayım. 1-) İlk yazı wordpress tarafından yazıldıgı için...