



Uzun zamandır blog ile alakamı kesmiş durumdaydım. Bir süredir içimden ara ara geçen düşünceler tekrar dönmek yönünde idi ancak günlük hayatın koşuşturmacasında sağa sola devinimlerle beraber bu düşüncemi gerçekleştirememiştim. Taki bugüne kadar… Evet, tekrar blog hayatına dönmüş durumdayım. Gariptir eski blogcuların büyük bir kısmı sessizliğe bürünmüş durumda. Neyse efendim yine buradayız, aradan geçen zamanda birçok şey oldu. Bunlar arasında en ne geregi vardı dedirteni sanırım askere gidip gelmem idi. Bunun dışındakiler ise yüzeysel...
Günümüz blog çılgınlıgında blogu olmayan birileri kaldı mı? Sanırım hayır, ancak durum öyle bir hal almaktadır ki artık seçici olması gerekmektedir bireyin blog okurken. Zaman darlıgından şikayetçi olan bizler çürük elmaları olabildigince en aza indirgemekteyiz. Peki siz bir çürük elma mısınız? Olmak istermisiniz, sanırım hayır. bu nedenle sizi diger bloglardan ayıran yönlerinizin olması lazım. 1-) Ne yazacagınıza ilk etapda karar verin ve kendi düşüncelerinizi yazın. Unutmayınız...
Gerek son dönemde yaşanan yogunlugun ancak atlatılabilmiş olması gerekse böylesi bir site(*) girişimimde bulunma nedenimin tam olarak netleşmesi için geçen zaman sonrası artık parmakları hareketlendirmenin zamanının geldigi düşüncesindeyim. Hımm, nasıl bir giriş yapmalıyım? ne yazmalıyım? nasıl yazılır ki? Az çok blog alemine (ki cidden ayrı bir alem oldu) yakınlıgınız var ise ilk yazının konusu yukarıdaki cümleler paralelliginde başlar. Ancak şuan itibariyle farklı bir durumda oldugumun farkındayım. 1-) İlk yazı wordpress tarafından yazıldıgı için...