Ulaşım Araçlarında Yüksek Sesle Müzik Dinleyenlere

Sizinle uzun süredir aynı otobüse biner olduk, öyle ki bu karşılaşmalar başka şartlarda olsa idi kesin yokluğunuz da acaba ne oldu? diye cümleler geçirirdim aklımdan ama durum hiç öyle değil. Günden güne size olan düşüncelerim kötüleşmekte. Tüm iyi niyetimi tükettiniz sanırım, sabır denen şeyi tüketebileceği hiç düşünmezdim açıkcası ama siz tüm iyi niyetimi tükettiniz…
En son geçen hafta küçük bir konuşmamız olmuştu, evet gözlerim uykusuzluktan biraz kaymış durumdaydı gördüğünüz gibi ve uyumak istiyordum. Kendiniz şarkı söyleseniz hiç etkilemezdi beni ama o bir artıp bir azalan tempo ile dinlediğiniz müzik kulağımı delmek üzereydi. Uykumu da kaçırmıştınız üstelik, önce hafiften baktım size "hani belki anlardınız" ama anlamadınız, çünkü anlamak işinize gelmiyordu. Yeter artık dediğim anda yine en güleç ifademle yüzümü yüzünüzün önüne getirdim, hiç kusura bakmayın dürtemem sizi bu kalabalıkta. El salladım gözünüzün içine baka baka. Garibinize gitti değil mi, kulaklıklarınızı çıkarttınız sonra. "Müziğin sesinizi kısabilir misiniz" der demez "özür dilerim" dediniz. Biliyorum siz her durumda böyle hemen özür dileyenlerdensiniz, ama kusura bakmayın bende geçmiyor o özürler.
Sonraki bir kaç gün görmedim sizi, başta da dediğim gibi başka şekillerde olsa idi tanışmamız merak dahi edebilirdim sizi ama kulaklarım öyle rahattı ki sizi düşünmek için vaktim bile olmadı. Derken bugün yine gördüm sizi başka bir bedende idiniz ama tanımıştım ben sizi. Yine yüksek sesle müzik dinliyordunuz, yine uyardım yine özür dilediniz. Bu gibi yinelen her şeyden rahatsız edior beni. Biliyor musunuz ben sıkıldım sizden, bu kadar anlayışsız nasıl olabiliyorsunuz bilmiyorum. Özgürlük bumu zannediyorsunuz, her gün kulaklarıma tecavüz etme hakkını nasıl bulabiliyorsunuz kendinizde? Sıkıldım ben sizden, bu anlayışsızlığınız insan denen şeye hiç yakışmıyor. O nedenledir belki ama tükendiniz sabrımı…
Amacınız nedir? Müzik dinlemek mi istiyorsunuz, e dinleyin o zaman. Ama ne olur benden size eşlik etmemi beklemeyin. Çok sıkıldım sizden çok. Ne olur kısın artık şu sesi…
Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu
Diyecekleriniz mi var? Buyrun buradan ekleyin rss'mize eşlik edip yeni yazıları yakından takip edin.





Mart 11th, 2008 saat 13:59
Çok mu geç kaldım acaba okumuş olduğum bu yazıya yorum yapmak için, ama bu güne kısmetmiş artık..
Tek başıma seyahat ya da dolaştığım zamanlarda, benimde kulağımda herzaman kulaklık vardır..
Ama, üste ki yazına destek veriyorum Özkan..
Yukarda bahsemiş olduğun durumla, benim hiçbir zaman alakam olmamıştır, herzaman duyabileceğim seviyededir ses tonu..
Şekilde ki arkadaşın kulaklık sistemine baktığımızda, dışarı sesin vermesi çok ama çok normal..
Bir de bu tip dışında, yüksek sesle konuşanlar, ter kokan insanlar, tacizde bulunan sapıklar, toplu ulaşım araçlarının vazgeçilmezidir..
Mart 11th, 2008 saat 18:16
Yorum içinse hiçbir zaman geç degil
blog açık olduğu sürece de geç bir zaman olmayacak sanırım…
Bahsetmiş olduklarından taciz dışı çoguna maruz kaldım. Bu nedenledir ki bunların dolmuşlarda daha sık oluyor (en azından yaşadıgım yer için) olmasından dolayı dolmuşa başka hiçbir alternatifi yoksa binen biriyim.