



Hangi gazete veya tv ye göz atsanız hatta bunu da boş verin insanımızın 3-5 kişilik kalabalıklara ulaştığında konuşmak için açılış konusu olmuş durumda türban. İşte bu nedenledir ki annelerimizin, ninelerimizin inanışları gereği takmış oldukları başörtü zamanla türbanlaşmış ve artık nefret edilesi bir öğe haline gelmiş durumda.
Özetle erkek egemenliği yine yapacağını yaptı kadını kadına düşürttü de diyebiliriz. Artık Türk kadını değil de "Açık Türk Kadını" "Kapalı Türk Kadını" gibi sınıflandırmalara gideceğiz sanırım.
Toplum olarak daha ilişkileri bile "dişi köpeğin kuyruk sallaması" na endekslemiş olan bizler namusu da açıklık veya kapalılıga endekslemiş durumdayız.
Bir üniversite öğrencisi olarak gayet tabi ki genel ahlak kuralları çerçevesinde okullarda eşitliğin ve özgürlüğün yanındayım ancak gelinen şu noktada türban öyle bir silah haline gelmiştir ki bunun amacının eşitlikle filan alakası yoktur işte bu nedenledir ki HAYIR diyenlerdenim. Bu şekilde olmamalıydı, görünen o ki ilerleyen dönemlerde karşılıklı olarak nefret suçları beklemekte bizleri.
Radikal‘in bugün yayınlamış oldugu "Amaç kızların eğitimiyse türban sahiden teferruat" başlıklı yazıda yer verilmiş olan resimli araştırma örneğinin sonucuna yukarıda bulunan resime tıklayarak orjinal boyutta ulaşabilirsiniz. Konuya kendimce ilk ve son kez deginmişken sevgili Zeyrep Oral’ın "Başı açık olmak ahlaksızlık derlerse şaşmayın!" yazısına da bir göz atın derim.
ahlak eşitlik kamu kurumları kapalı liseden sonra okumaya devam edememe nedenleri radikal türban türkiyede türban sorunu üniversite