Trabzon Şehir Tiyatrosu : Dış Ses
Trabzon Şehir Tiyatrosunun "Dış Ses" inden prömiyer notları;
5 nisan akşamı Trabzon Hüseyin Kazaz Kültür Merkezinde yönetmenliğini Dilek Güvenin yapmış olduğu ve dünya kadınlar günü için Zeynep Kaçar tarafından yazılmış olan Dış Ses oyunundaydık.
Küçük yaştan bu yana kendilerine dayatılmış olan öğretilerle hayatlarına devam eden iki farklı kadın profili olan ev kadını ve iş kadını portrelerinin başarılı bir şekilde sahnelenmiş olan oyun kendilerine eşlik eden bir dış ses ile izleyicileri bir sorgulamanın içerisine sürüklemekte.
Hayatını evine, çocuklarına ve eşine adamış olan ev kadınının günlük rutinleri içerisinde kendine çizilmiş olan kalıbın içerisinde sıkışmışlığı ile kariyer ve başarı odaklı iş kadının da benzer bir kalıbın içerisinde oluşunun dile getirildiği oyunda temel çıkış noktası statüsü ne olursa olsun kadınların benzer bir kalıp içerisinde toplum tarafından bazı dayatmalara mazur kalışıdır.
Ev kadınını Serap Berber’in , iş kadınını ise Burçin Demiral’in üstlendiği oyun yaşadıkları rutinin farkında olmayan bu iki karakterin bir gün küçük bir hücremsi mekanda uyanmaları ile başlamaktadır. Duymuş oldukları dış ses ile ( Burhan Kurt ) kendi hayatlarını başlarda tek başına sorgulama yoluna giden karakterler daha sonra aslında yalnız olmadıklarını anlaması ile sorunun statüde değil cinsiyette bittiğini fark etmektedirler ve beraber hareket ederek bir çıkış yolu aramaya koyulurlar. Becerebilecekler mi acaba?
5 Nisandan itibaren görülebilinecek olan "Dış Ses" fırsatınız varsa değil, ne yapıp edip kendinize bir fırsat yaratıp görmeniz gereken bir oyun. Şimdiden iyi seyirler… Trabzon şehir tiyatrosunun sitesi aktif durumda olmadığı için tarihler görülmemekte ama şuradan bazı tarihlere ve diğer iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Kendimce Notlar;
- Hiç şüphesiz günümüzde kadına yönelik değerlendirmelerin ve özellikle şiddetin bir numaralı sahibi erkek ancak oyun içerisinde sadece erk-erkek dayatmasına yapılmış olan vurgu ve özellikle oyun kitapçığında yazan bazı yazılarda hissedilen erkeklere yönelik ithamlar açıkcası kaş yaparken göz çıkarmak olmasa da ona benzer bir durum gibi geldi bana. Unutmamak gerekir ki "dul kadın" gibi tabirler ile kadınları kalıplara oturtan yine kadındır ve kendini bir nebzede olsa arka plana iten yine kadındır. Umarım bu söylemim yanlış anlaşılmaz, bir erkek oluşumdan ötürü değil de toplum içerisinde görmüş olduğum ezik kadın profili nedeni ile dir bu söylemim.
- Dış sessin erkek oluşu evet anlatılmak istenene uygundu ancak dediğim gibi kadını öncelikle kadın baskısından kurtarmak adına bayan bir ses kullanılmış olsa idi kişinin kendi iç hesaplaşması daha farklı olurdu gibi geliyor bana.
- Hüseyin Kazaz da ilk seyirliğim olan bu oyunda Hüseyin Kazaz’ın oyundaki değil ama bina dışındaki dış seslere karşı bir yalıtım yoluna gitmesi iyi olacak gibi.
- Diğer bir yandan Hüseyin Kazaz’ın aplik düzenini bilmiyorum ama oyun girişi seyircilere "acaba elektirikler mi kesildi" düşüncesini düşündürtmek yerine azalan bir ışık ile oyun başlangıcına işaret edilse idi daha iyi olur du gibi.
- Oyundaki müziklerin sesleri biraz daha düşük seviyede olsa idi daha mı iyi olurdu?
- Kostümlerin Özlem Şahin tarafından hazırlanmış olduğu oyun da İş kadınımızın takıları bana biraz fazlaca büyük ve dolayısı ile abartı olarak geldi
Tabi bu kişisel fikrimdir, kimseye saygısızlık etmek istemem.
Oyuncu arkadaşlarımız Burçin Demiral , Serap Berber ve Dış sesimiz ( Burhan Kurt ) ‘e sergilemiş oldukları bu başarılı performans için tekrar teşekkürler…
Özkan YILDIZ / Trabzon
Etiketler : burçin demiral, burhan kurt, dilek güven, dış ses, eleştiri, erkek, kadın, şehir tiyatrosu, serap berber, Tiyatro Oyunu, trabzon, zeynek kaçar
Diyecekleriniz mi var? Buyrun buradan ekleyin rss'mize eşlik edip yeni yazıları yakından takip edin.




Nisan 18th, 2008 saat 08:53
Özkan Bey Merhabalar,
Öncelikle oyunumuza göstermiş olduğunuz ilgiye gerçekten çok teşekkür ederim. Bu arada sitemiz aktif durumda,bilmenizi istedim.
Kostümde adım bulunduğu için yaptığınız eleştiriye saygı duyuyorum tabii. Ancak benim bile zor gördüğüm küçücük bir küpe ile iki adet yüzüğün size nasıl abartılı geldiğini anlayamadım açıkcası:) Halbuki ben sevgili Burçin’e daha çok takı takmasının daha iyi olabileceğini bile söylemiştim. Hoşcakalın, sevgiyle kalın..
Nisan 18th, 2008 saat 08:59
http://www.trabzonsehirtiyatrosu.org
Nisan 20th, 2008 saat 00:38
Merhabalar Özlem Hanım,
Öncelikle değerli yorumunuz ve sitenizle ilgili bilgilendirme için teşekkürler. Dilerim yorumum kötü bir amaçla yapıldığı anlaşılmamıştır ki ifadenizden bunu anlamaktayım.
Ancak sitenizdeki resimlerde görmüş olamasamda prömiyer gecesi iş kadını karakterimizin yakasında da bir adet broş bulunmakta idi. Karakteri oynayan arkadaşımızın fiziksel özellikleri de göz önüne alındıgında broş ve sol eldeki yüzük fazlası ile büyük olarak görülüyordu.
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum, yeni yeni oyunlarda sizleri görmek ve ışıgınızın hiç sönmemesi dileğiyle…
Nisan 23rd, 2008 saat 19:33
Özkan’cım senin adına bir sitenin olduğunu ve her seni gördüğüm de gözlerinin neden şiştiğini bilmiyordum.Şimdi görüyorum’ki,derslerinden kalan zamanlar da oldukça güzel şeyler yapıyormuşsun.Tebrikler.Başarılarının devamını dilerken seni 28 nisan da ”Derya Gülü” oyunumuza bekliyorum.Hoşçakal
Nisan 28th, 2008 saat 21:33
Oyunu izlediğimde ilk farkettiğim şey, eski bir dernek tiyatro üyesi olarak, sıradanlığın uzağında ,sahne düzenindeki avangarde düzenlemeydi kuşkusuz. Bu ölçüde yenilikçi bir senaryo metninin sınıfsal bakış açısına sahip olmasına rağmen, postmodernist bir gözle irdelenmesi ve oyuncuların kafeslerinde toplumla baskıyla, iktidarla mücadele etmekten ziyade kendi iç bastırılmışlıklarını ortaya çıkarma ve yaşamı gayreti içinde ironiğe olanak vermeyen bir gülümseme yaratan kimi sahnelerle son tahlilde ; bakış açımda öz ve biçim uyumsuzluğu olarakta çalışmayı nitelendirebiliriz, yönetmen tercihide. Ancak işkencelerin, faşizmin, kıyımlar, recmlerin olduğu bir dünya yanı başımızdayken hareketli ama naif bbir çalışma olmamalıydı diye düşünüyorum. Emeği geçene yönetmen ve oyuncuları tebrik ediyorum. VE teknik ekibi tabi….
Not : Sınıfsal , ezilenlerden yana bir genel sanat anlayışını sahnede tşt da görmek istediğimide belirtmek isterim. Tıpkı kendi MURAT BEKTAŞOĞLUNUN YAZDIĞI GENELE SANAT ANLAYIŞINDAKİ GİBİ…
Nisan 29th, 2008 saat 19:20
daha önce eklemiştim silinmiş, nedenini anlayamadım ? izah ederseniz sevinirim .saygılar
Mayıs 1st, 2008 saat 02:28
Merhaba Hakan,
Yorumlar ilk yazıldığında önizleme şeklinde sitede sadece yazan kişi tarafından görülebiliniyor. Ama normalde onay için bekliyor mesajlar, beden ir süredir rahatsız olduğum için yorumları onaylıyamadım o nedenle böylesi bir yanlış anlaşılma yaşandı.