Mutlu ol Bu bir emirdir
Gerek youtube gerekse diğer yasaklar olsun şu aralar gündem pastasının bir kısmını "yasaklar" işgal etmekte. Bugün raslamış olduğum aşağıdaki videodan izliyebileceğiniz kısa film ise bu konuu çok güzel bir şekilde işlemiş. 1934 yılında türkiye cumhuriyeti hükümeti alaturka müziği yasaklamış ve alafranga yani batı müziğini yaygınlaştırılmaya çalışılmış. Amaç mı? Bilemiyorum…
Nebil Özgentürk’ün Türkiyenin Hatıra Defteri isimli belgeseli için Sinan Çetin tarafından hazırlanmış olan "mutlu ol! bu bir emirdir" hakkında küçük bir alıntı;
—-
Film, bir köy evinde söylenen ‘gesi bağları’ türküsü ile başlıyor.
Ailenin eğlencesi "susun lan" şeklinde soğuk bir emirle kesilir. Bir anda yüzlerine doğrultulmuş tüfeklerin namlularıyla burun buruna gelen aile fertleri neye uğradıklarını şaşırırlar.
Eve gelen askerler aile fertlerine bundan böyle türkü çalıp söylemekten vazgeçmelerini, Batılı bestecilerin eserlerini seslendirmeleri gerektiğini anlatmaya çalışırlar. Ne var ki eve girip "Batılı olacaksınız" diye dayatan askerler de Batı müziğinden hayli uzaktır.
Güçlü bir tek parti dönemi eleştirisi olma özelliğini taşıyan kısa filmde bağlama ile çalınan 9. senfoninin askerleri de oynatmayı başardığı görülüyor.
Çetin’in yaklaşık beş dakikalık çarpıcı dönem eleştirisi güçlü bir tespitle sona eriyor.
—-
Etiketler : mutlu, mutlu ol bu bir emirdir, mutlu olmak, nebil özgentürk, sinan çetin, türkiye'nin hatıra defteri, video, youtube
Diyecekleriniz mi var? Buyrun buradan ekleyin rss'mize eşlik edip yeni yazıları yakından takip edin.




Nisan 30th, 2008 saat 19:42
müzik evrenseldir
sen ne kadar kısıtlama getirirsen getir o bir şekilde kulağa süzülüp girecektir oradanda gönüllere………….
Mayıs 2nd, 2008 saat 15:02
Sinan Çetin’in hikayesine karşın;
Avrupadaki Türklerin Hatıra Defteri’den:
Avrupa Türkü Dinle Mutlu Olursun
yıl 1982, Almanya’nın o dönemde Türk nüfusunun bu kadar yoğun olmadığı bir şehri, şehrin merkezindeki GHS’de yani orta öğretim okulunda kutlanan okul bayramında 13-14 yaşındaki Bingöl’lü Mehmet’in sazıyla ve sözüyle hayatlarında hiç türkü duymamış Alman öğrencilere - eğitimcilere türkü resitali vermesi önce şaşkınlıkla sonra heyecanla dinleyen tempo tutan öğrenciler…
…ve uzunca bir süre okulda popularitesi artan bir Türk genci ve onun menejeri gibi her soruya cevap vermek zorunda kalan 3 Türk kızı iyi ama bu kızlar sazdan sözden bi haberdarlar!!!
Mayıs 5th, 2008 saat 11:40
konu yasaklar, gümdemde 1 mayıs olunca sayın Nebil Özgentürk’ün ”Türkiye’nin Hatıra Defteri” isimli belgeseline bir hikaye daha ;
Dur! Arkadaş…
mutfakta yeni evli çift kahvaltı yapıyorlar hararetli konuşma içindeler,evin beyi eşine sıkı sıkı tembihlerde bulunuyor: -bugün sakin ola Kızılay meydanına çıkma aman ha aman.
Bayan: -tabii çıkmam ,bütün gün işim var zaten. diyerek eşini işine uğurlayıp , kendiside kitapları ve plan defterini kucakladığı gibi okulun yolunu tutuyor, saat 12 ders bitiminde tam eve gitmeye hazırlanırken öğretmen meslektaşı :
-hadi bugün erken çıkıyoruz şöyyle bir alışverişe gidelim eşler nasıl olsa bugün geç gelecekler, diye ikna ediyor sabah eşinden aldığı tembihi tamamen unutan hocamız koyulur yola arkadaşıyla o dükkan bu dükkan bakınırken bazı dükkanların kepenklerinin kapalı bazılarının ise kapatılmaya çalışıldığını görürler neden kapatıyorsunuz demeye fırsat bulamadan yoğun gürültü ve patırtı ortasında bulurlar kendilerini bizim iki kafadarlar, aman bu köşe aman bu cadde nereye kaçsalar karşılarından kovalanan ve kovalayan gruplarla karşılaşırlar şu caddeden kaçalım muhatap olmayalım diyerek koşuştururken tam köşeye geldiklerinde gözleri fal taşı gibi açılır copları havaya kalkmış güvenlik güçleriyle karşılaşırlar hele içlerinde bir tanesi vardır ki
adeta gözleriyle dayak atmaktadır sanki , bizim hoca ise çoktaan sabah ki konuşmaya dalmıştır bile: -1 mayısdan dolayı bizim şubedeki bütün arkadaşların izni kalktı,günboyu Ankara sokaklarındayız bugün…
aahhh akşam!!!
bakalım akşam nelerrr olacak???