Mutlu ol Bu bir emirdir

Gerek gerekse diğer yasaklar olsun şu aralar gündem pastasının bir kısmını "yasaklar" işgal etmekte. Bugün raslamış olduğum aşağıdaki videodan izliyebileceğiniz kısa ise bu konuu çok güzel bir şekilde işlemiş. 1934 yılında türkiye cumhuriyeti hükümeti alaturka müziği yasaklamış ve alafranga yani batı müziğini yaygınlaştırılmaya çalışılmış. Amaç mı? Bilemiyorum…

Nebil Özgentürk’ün Türkiyenin Hatıra Defteri isimli belgeseli için Sinan Çetin tarafından hazırlanmış olan " ol! bu bir emirdir" hakkında küçük bir alıntı;

—-

, bir köy evinde söylenen ‘gesi bağları’ türküsü ile başlıyor.

Ailenin eğlencesi "susun lan" şeklinde soğuk bir emirle kesilir. Bir anda yüzlerine doğrultulmuş tüfeklerin namlularıyla burun buruna gelen aile fertleri neye uğradıklarını şaşırırlar.

Eve gelen askerler aile fertlerine bundan böyle türkü çalıp söylemekten vazgeçmelerini, Batılı bestecilerin eserlerini seslendirmeleri gerektiğini anlatmaya çalışırlar. Ne var ki eve girip "Batılı olacaksınız" diye dayatan askerler de Batı müziğinden hayli uzaktır.

Güçlü bir tek parti dönemi eleştirisi olma özelliğini taşıyan kısa filmde bağlama ile çalınan 9. senfoninin askerleri de oynatmayı başardığı görülüyor.

Çetin’in yaklaşık beş dakikalık çarpıcı dönem eleştirisi güçlü bir tespitle sona eriyor.

—-

 

 

Etiketler : , , , , , , ,

1408

1408Birkaç haftadır izlemek istedigim filmlerden en öncelikli olanı idi 1408 ve dün gece izleme şansım oldu. Eminim sizinde bazı filmleri hakkında pek fazla bilgi sahibi olmasınız dahi aşırı derecede izleme isteginizin uyandıgı zamanlar olmuştur. 1408 için kendi payıma böylesi bir cümleyi sarfedebilirim.

Bunda ellbette Stephen King den uyarlama bir oluşunun etkisi var veya korku (Horror) – gerilim tarzı bir filme uzun zamandır olan açlıgım.

Alıntı:

 Mike Enslin buranın ve şimdinin dışında hiçbir gerçeklik olmadığını ispatlamaya çalışan bir adam. Başka bir hayat yok…. Tanrı yok… İkinci şanslar yok… Yoksa var mı?

Korku ustası Stephen King’in tüyler ürpertici kısa filminden uyarlanmıştır.

Ünlü korku romanı yazarı Mike Enslin () sadece kendi gözleriyle gördüğü şeylere inanır. Uyduruk perili evler ve mezarlıklarda geçen doğan üstü olayları kötüleyen bir dizi çok satan kitap yazdıktan sonra Enslin’in hayaletlerden uzak ve yalnız geceleri, yeni projesi için gittiği kötülüğüyle ün salmış Dolphin Otel’in 1408 numaralı odasında kalmaya başladığında değişmeye başlar.

Otel müdürünün (Samuel L. Jackson) uyarılarına karşı koyan yazar, perili olduğu söylenen bu odada yıllardan beri kalan ilk kişidir. Yeni bir liste başı kitabın eli kulağındadır, ama birçok diğer Stephen King kahramanı gibi, öncelikle yaşayabilmek için şeytanlarıyla yüzleşmelidir.

Ek : 8,5/10 puan (İzlenmeli)

Etiketler : , , , ,

Knocked Up “Kaza Kurşunu” (2006)

IMDB puanına kanarak beklentilerinizi yüksek tutabileceginiz, izleme sonrasından ise hafif bir küsran moduna girebileceginiz filmlerden biri oldu "Kaza Kurşunu" benim için.  Bol argo söcük, cinsellik ve karşımızda romantik komedimsi bir . İlk yarıda pek bir uyuma moduna girmişte olsam ikinci kısım "Eh işte" dedirttigi için şanslıyım, zira şuan boşa vakit diye sızlanıyor olabilirdim şu bomboş durumda :)

Filmi özetleme şansım + zamanım olmadıgı için birazdan divxplanet forumu üyelerinden sacco nun filmin başlıgına yazmış oldugu veya alıntı yapmış oldugu (emin olamadım) yazıyı iliştirecegim. Ancak filme dair küçük bir özet geçebilirim repliklerler…

- I don’t know how to take responsibility for myself

- What… Tell me what to do!
- I don’t know. I don’t know.

- You read the baby books.
- Yeah. I did. I read three of them, actually.

 - And then your mommy said, "Just do it, already,” which was very confusing
to Daddy. So I listened to the most literal translation of that and I just did it, already. What would you do? Don’t tell Mommy, but it was the smartest thing I ever did, listening to her, ’cause now you’re here. Isn’t that nice? I think it is.

  Allison Scott () hayatını dolu dolu yaşayan  24 yaşında bir magazin gazetecisidir. Ancak aşırı alkollü olduğu bir gece Ben Stone adlı () sorumsuz ruhlu bir gençle yaşadığı bir gecelik ilişki istenmeyen hamilelik sonucunu getirince hayatı raydan çıkar. Bebeğini tek başına büyütmek ile babasını daha iyi tanımak ikilemiyle yüz yüze kalan Allison, biraz aptalca gibi gözükse de genç adama bir şans vermeye karar verir.

Hayatını belli bir düzene oturtma arzusu taşımayan çocuk ruhlu bir erkek olan Ben, çocuğunun annesiyle beraber olmak istiyorsa büyük bir karar vermek zorunda olduğunu öğrenir. Ya yoluna aynen devam edecek, ya da aile resminin içerisinde yer alacaktır. Ayrıca, bir gecelik ilişkiden sonra “Sen yoluna ben yoluma” diyerek ve kapıyı çarpıp terk ettiği bir kadınla evlilik yoluna girebilmek hayli zor bir iştir. Birbirleri hakkında daha çok ayrıntı keşfettikçe,hiç de ruh ikizi olmadıkları hatta ayrı dünyaların insanları oldukları gerçeği de acı verici şekilde ortaya çıkacaktır.

Çevrelerinde örnek alabilecekleri tek çift, Allison’un dominant ruhlu kız kardeşi Debbie (Leslie Mann) ile kılıbık eniştesi Pete’dir (Paul Rudd). Bu durum herşeyi daha da karmaşık hale getirir. Bebeği beraber büyütmeyi başarabilecekler midir? Ömür boyu hayat ortaklığının sırrı nedir? İki kadeh içki eşliğinde tek gecelik ilişki yaşanıp bitmiştir, ama kafa karıştırıcı bir sürü karmaşık sorunun yanıtlarını bulmak dokuz aylık süreyi alacaktır.

Etiketler : , , , , , ,

Küçük Korku Dükkanı

Küçük Korku DükkanıBu akşamüstü yönetmenligini ilk olarak Roger Corman ın yapmış oldugu ve 1960 yapımı çekimleri 2 günde tamamlanmış olan ve kült filmler listesinde kendine bir yer edinmiş "Küçük korku Dükkanı (Little Shop of Horrors)" izledim. Ancak 1986 yapımı ve Frank Oz imzalı versiyonunu.

 

Müzikalleri seviyorsanız izlemelisiniz diyebilecegim türden bir yapım ama ne yalan söyleyeyim 2 sezon önce Trabzon D.T. nin oyun listesinde yer vermiş oldugu bu yapım sahne üzerinde daha zevk verici…

 

Seymour Krelboin kendisi gibi yalnız ve mutsuz insanların yer aldıgı Amerikanın kenar mahallerinden biri olan Skid Row da küçük bir çiçekci dükkanında çalışmaktadır.  Kötü giden şatışlar nedeni ile kapatılmanın eşiginde olan dükkan Seymour’ın küçük garip çiçegiyle yeniden hayata döner. Şehrin birçok yerinden müşterilerle dolup taşmaya başlayan dükkanda artık geceleri gündüzün gülen yüzünün ardından gizemli olaylar yaşanmaktadır.

 

İş arkadaşı Aundrey’e olan platonik aşından dolayı "Aundrey Two" ismini vermiş oldugu bitki günden güne büyümekte ve buna pararlel olarak da Seymour gerçelerin farkına varmaktadır.

 

Günlük hayatta sıkça örneklerini yaşamış oldugumuz boş vaatlere dikkat çeken gerek müzikal anlamdaki başarısı gerekse o dönemin koşullarında başarılı bir şekilde gerçeklenmiş olan set ve bitki tasarımı açısından izlenesi filmler listesinde yer almakta.

Etiketler : , ,