Hayattan Çalıntı Kareler : 8 Mayıs

yara atari parmak kan toplaması

Son günlerde daha önce den bahsetmiş olduğum sinüzit ve sinüzit’e bağlı kaba ete iğne uygulamasının da etkisi ile eve kapanmış ve hayatı sadece 17′ bir monitörden görmekte idim. Hoş normalde de genelde bu modda olmama rağmen durumun sıkıntı vermesi ve buna bağlı bir şeyler yapma nameleri ile dolanırken bir arkadaşımın odtü şenlikleri haberi ile kendimizi 3-4 saatliğine de olsa odtü de buluverdik. Aslında niyet "Bebe Bisküvisi Yeme Yarışması" ve "4. Geleneksel Kek Yeme Yarışması" idi ancak hem yeme işleminin evde fazlasıyla yapılmış olması hemde şenliği karış karış etme fikrinden ötürü gerçekleşemedi. Ama kurulan standlara göz atıp, bazıları ile de göz atmaktan fazlası ile yapılırken kampüsün farklı yerlerine kurulmuş olan sahnelerden gelen müziklere adımları kaptırıp sahne sahne gezinmek güzeldi.

Kampüs sonrasında kızılayda buldum kendimi, akşamüstü buluşma öncesinde yine bir tıkınma eylemi sonrasında kalan bir buçuk saati bir şekilde geçirmem lazımdı. Bir yerlere oturup bir şeyler içerken bayadır ihmal edilen (somut – hard copy bazlı) okuma eylemini idame ettirebilirdim ama bir buçuk saati doldurmak için yeterli değildi. En azından tek başına o kadar süre oturamazdım ve kendimi yıllardır vazgeçilmezim olan fantasy land atari salonunda buldum. Her ne kadar yeri değişmişte olsa aşağıda resimde görülen oyunu "cadillac and dinosaurs"u yani daha bilinen adı ile "mustafa" yı oynadım.

fantasyland fantasy land atari salonu ankara

Tek jetonla bir saat oynamış olduğum atari oyununda 2.1 milyon küsür puan ile başım göğe ermedi ama birinci oldum. Ödül olarak da yazının girişinde resmi görülen parmak üzeri kırmızı küçük onur madalyası verildi. Artık nasıl kaptırdı isem kendimi tuşa basa basa parmağım az bir miktar su toplamasına benzer şekilde kan toplamış. Evet duyanlar hala şokta. Ama birinci oldum, egom şişti şişti patladı az kalsın süper egomda gidiyordu. Ego demişken şurada Ankara ego ile ilgili bir bıdırdamam da vardı aklıma geldi. Neyse efenim, mustafa sonrası bir arkadaşımın canı çekmiş olan oyunu oynamaya kalktım "street fighter".  Oynamaz mı olaydım? Yok yine tekkende kalma bir kaç hareket ile 4-5 adam ilerledim :) Ama pek kendisi ile aram olduğunu söyleyemem. Tekken 5 çıkmış bu arada, görsel olarak hoş gibi geldi hafif göz gezdirmem sonucu. De işte eskisi gibi kağıtlara komboları yazıp ezberleme zamanı geçti gibi. O nedenle hala tekken 1-2-3 ten kalma hareketlerle devam :)

Ardından ümitköy dolaylarında geçirilen gece ve ertesi sabah evin yolunu tutma ile hoş bir gündü…

компютри втора употреба
Kendime Not : Neymiş ara ara sosyal olmam lazımmış…

Bu yazı için herhangi bir etiket girilmemiş.

Kadına Yönelik Şiddete Son!

Kadına yönelik şiddete son

Bugün yaklaşan Dünya Kadınlar Günü öncesi Af Örğütü tarafından düzenlenmiş olan İnsan Hakları Eğitiminde idim. Farklı topluluklardan bireylerin bulundugu eğitim temsili bir bireyin hayat hikayesi ile başladı. Bir yandan anlatıcının anlattıgı hikayeye kulak verirken diger bir yandan olayları aklımızda canlandırıyor olmak üzücü idi. Kaldı ki bizim duyarken üzüldügümüz bu olayları insanlar bir yerlerde yaşıyorlardı. Temsili hikayenin bitişi ile olayda geçen ve insan hakları evrensel bildirgesine uygun olmayan kısımlar dinleyicilerinde katkısı ile listelendi. Listeleme işleminden sonra ise her bir madde tek tek ele alınarak, neden böyle oldu? ne yaparsak bunu engelleriz? şeklinde  alternatif çözümlere ulaşıldı.

Özetle güzel bir akşamdı…

İnsan Hakları Derneği Sitesi : Tıklayınız
Kadına Yönelik şiddete Son İmza Kampanyası : Katılmak için Tıklayınız

Etiketler : , , , , ,

Efes Pilsen World Cup 6

Efes Pilsen World Cup 6

Gündüz saatlerinde İzmir – Halkapınar Salonun önünde "Bize gelene kadar biter ya" nameleri eşliginde git gide uzayan bir kuyrugun güneşten kendini zor kurtarmış bir yerindeyiz kuzenle. En azından biz şansımızı deneyelim diye beklemiş oldugumuz sırada olası hüsran durumları için yapılabilinecekler düşünülürken bir saatlik süre bitmiş ve sıra bize gelmişti. Halkapınarın gerek kapılar gerekse diger yönlendirmeler konusunda eksikligi bariz şekilde görülen ve inatla kimse bizi bulamasın diye 72 puntoluk times new karakterler ile hazırladıgı Biletix yazılı yerden (gişe demiyelim) bekledigimize degdigini düşündügümüz güzel bir kısımdan bilet almayı başardık. Geriye şimdi saatin 19:00 olmasını beklemek kalmıştı…

 

Saatler 18:00  gösterdiginde girişlerde ne olur ne olmaz diye herhangi bir sorundan dolayı gecikme olmasın diye erkenden Halkapınarın önüne gelmidik. Güvenlik önlemlerinin orta seviyede oldugu salonda yer görevlilerinden boşta yakalamış oldugumuz birinin sag ve sol kavramlarını karıştırması üzerine mini bir salon turu ile yerimizi buldk. Seyircilerin heyecanlı bekleyişleri, babalarının omuzlarında bayrak sallayan çocukların medya tarafından pek bir sevilişleri derken maç başladı.

Engin, Semih, Serkan, Mehmet ve Hidayet beşlisiyle sahaya çıkan Türk Milli takımımızın ilk sayısını Hidayet atmış oldugu üçlükle kaydetti. İlk periyodun sonuna kadar başarılı bir oyun sergiliyen takımımız 18-14 gibi bir sonuçla ilk periyodu önde tamamladı.  İkinci periyod da Hırvatistanın 6 numaralı forması ile takıma giren  Popovic  tabr-i caiz ise felaketin tellallıgını yaptı. Yerinde duramayan sevgili popovic gerek kazandırmış oldugu üçlükler gerekse takıma katmış oldugu enerji ile 39-31 gibi bir skor ile ikinci periyodu Hırvatistan lehine çevirdi. Bu aşamadan sonra ayagının sektelemeye başladıgı andan itibaren içimden çıkarın şu adamı artık sahadan gibi söylemlerde bulunmuş olsamda ne yazık ki kendileri inatla sahada bulundu. Takımımız bu noktada savunmasını sertleştirmiş olsa da gerek top kayıpları gerekse başarısız atışlar sonucu farkın açılmasına engel olamadı. 

Morallerin kötü oldugu noktada devreye girmesini bilmiş bir taraftar kitlesine sahip oldugumuzu burda da gözlemledim. Çoşkulu tezaüratler ve alkışlar ile üçüncü periyodun son 3 dakikasında farklı çok aza indirmesini bilen takımımız ne yazık ki 77-69 gibi bir skorla ikinciligi kazanmış oldu.

Aklımda Kalanlar, Aklıma Gelenler;

- Taraftarımız her zamanki gibi iyiydi

- Mehmet Okur’un yoklugunda takımımızın ne hala gelebildigini gördük. Bana göre takımımızı bu akşam toparlamayı başaran tek isimdi.

- Halkapınar Salonu çalışanlarına acilen etkinlik öncesi neler yapılmalı, görsellik adına egitim verilmeli

- Halkapınar gibi bir salona geliş gidişlerin daha rahat olabilmesi için İzmir Belediyesi yakın bir yere durak koymalı, en azından etkinlik dönemlerinde birşerler yapılmalı. Aksi durumda biliyorum ki zamanla insanlar üşengeçlik yönlerini göstermeye başlıyacaktır.

- Ponpon kızların hiçbiri türk degildi sanırım :)

- Aradaki etkinlikler kesinlikle görülmeye deger di…

Unutmadan;

İspanyada gerçekleştirilecek olan Avrupa Şampiyanasında daha güzel sonuçlar almamız dilegiyle…

 

Etiketler : , , , ,