Yaşadıklarımdan Öğrendiğim 10 Şey Var
May 25, 2009 Başım(ız)a Gelen, Hayattan Çalıntı Kareler

Yaşadıklarından öğrendiğim 10 şey var;
- Gerekli durumlarda HAYIR demesini bilmeliyim.
- HAYIR demesini bilmeliyim.
- Gerekmese bile GEREKSİZ durumlarda HAYIR demesini öğrenmeliyim.
- HAYIR demenin kötü birşey olmadığını öğrenmem gerektiği gibi dediğim kişininde bu deyişimden ötürü hakkımda ne düşünecek olduğunu DÜŞÜNMEMELİYİM.
- HAYIR demekte bir erdemdir, onlarca saçma sapan EVET içinde.
- HAYIR demektede bir HAYIR vardır.
- İnsanların en HAYIRlısı, HAYIR diyebilendir.
- HAYIR-SIZ bir hayattan HAYIR gelmez HAYIR demeden
- Gereksiz çocukça kaprislerin bir HAYIR ile durdurulabileceği
- HAYIR
Tags: hayattan alınan dersler, hayır, hayır deme yolları, hayır demek, hayır diyebilmek, yaşadıklarımdan öğrendiğim
Kazıkla Beni HSBC
Nis 20, 2009 Başım(ız)a Gelen, Hayattan Çalıntı Kareler

Kredi kartımın ekstreleri ile açıkcası oldum olası pek alakm olmadı. İnternet bankacılığında güncel bilgilerimi görebiliyor olmam nedeni ilede pek ekstrelerimi .pdf yada başka bir formatta görmek ihtiyacı duymadım.
Ta ki bu akşamüstüne kadar, herşey gayet güzel iken ekstrenin 2. sayfasında büyük puntolar ile yazılmış birkaç bilgilendirme “ne oluyoruz yahu” dememe neden oldu.
- 12.04.2009 tarihi itibariyle, gecikmeye giren kredi kartı borçlarınız için SMS ile yaptığımız gönderiler ve/veya telefon ile yaptığımız aramalar ekstre tipinize göre aylık 1 TL veya 1 USD olarak ücretlendirilecek ve bir sonraki hesap özetinize yansıtılacaktır.
- Mayıs 2009 itibariyle, bankamız ATM’lerinden yapacağınız hesap bakiyesi sorgulama, hesap hareketi görüntüleme, kredi kartı bilgi edinme, kredi kartı ödeme planı görüntüleme ve kredi kartı son 20 hareketinin görüntülenmesi işlemlerinden alacağınız dekont(lar)dan işlem başına BSMV dahil 0,70 kr ücret alınacaktır.
- 15 Nisan 2009 tarihinden itibaren Advantage üye kuruluşlarından yapacağınız HSBC Kredi kartları ödemeleri işlem başına BSMV/BSIV dahil 2 TL tutarında ücretlendirilecektir. HSBC Bireysel Internet Bankacılığı, Telefon Bankacılığı ve HSBC ATM leri aracılığı ile kredi kartı ödemelerinizi ücretsiz olarak yapabileceğinizi hatırlatmak isteriz.
Temelde 3 maddede hiçbir açıdan bana dokunmuyor olsada sms bedelilin 1 tl olması, üye kuruluşlardan işlem bedeli alınması kabul edilemez bir durum.
Yıllardır HSBC müşterisi olan birisi olarak diğer bankaları ve özellikle internet bankacılık hizmetlerini araştırdığım şu günlerde HSBC den vazgeçmem görmüş olduğum bu mantıklı(!) bildirimlerden sonra beklediğimden daha yakın zamanda olacak gibi.
Etiketler : ekstre bedeli, hsbc, hsbc bankası, internet bankacılığı, kredi kartıTags: ekstre bedeli, hsbc, hsbc bankası, internet bankacılığı, kredi kartı
Bir Doğum Gününün Daha Ardından
Kas 14, 2008 Başım(ız)a Gelen, Hayattan Çalıntı Kareler

( Bknz Şekil 1.A – Doğum günü pastası )
Yaş 35 yolun yarısı eder demiş şair ama yaşın 25 oluşuna dair henüz literatürümüzde bir bilgi yok. Matematiksel gerçekler çeyrek asır olarak tabir etsede, asır kelimesinin elbiseme yakışmadığını düşünüp reddediyorum modaya uygun giyinmeyi. Daha dün gibi zillere basıp kaçtığımız ve bundan garip bir şekilde haz aldığımız günler.
Neyse konumuza dönelim, 25. doğum günü;
Normal başlayan, öğlene doğru temponun arttığı gece ise aceleci bir huzun içime sinişi ile noktalanan bir 25. yaş günü idi yaşadığım. Güne uyanışımla beraber telefonumda biriken sms ler dışında herhangi bir farklılık yoktu başlangıcında. Parmakları biraz hareketlendirmenin vakti idi ve öğlen saatlerine kadar sms, facebook, mail gibi iletişim yollarında mesajlaşmalarla devam ettim. Doğum günü mesajlarına cevap yazmak zor bir iş bunuda anlamış bulundum. Şablon dışına çıkıp yazdıkları ile yüzünüzde gülücükler açtıran arkadaşlara ne yazarsanız yazın sanki yeterli degildir yazdığınız hissi pek hoş degil…
Etiketler : 25. yaş günü, doğum günü, doğum günü mesajları, doğum günü pastası, kahve baileysTags: 25. yaş günü, doğum günü, doğum günü mesajları, doğum günü pastası, kahve baileys
Hastay(D)ım : Sinüzit
May 1, 2008 Başım(ız)a Gelen, Durum Değerlendirmesi

Son bir hafta, 10 günlük zaman dilimimi bolca baş ağrısı ile geçirmekteyim. Kendini deniz kenarında zanneden bendeniz Ankara gibi bir yerde banyo sonrası günü şort sefası ile geçirmeye kalkışımın ertesi gününde hastanelik oldum. En küçük hastalıkları dahi uzun zaman dilimlerinde ancak atlatan biri olaraktan en hızlandırılmış iyileşme yöntemi iğne olacak ki doktor beyde aynı fikre sahipti. Günlerdir yemiş olduğum iğneler sonunda bitti, vurulma aşamasında hiç tesir göstermiyor bu iğneler diye yakınırken iğnelerin bitişi ile belki de psikolojik bir şekilde iyileşme yönünde adımlar attığımı hissettim.
Ki görüldüğü üzere bu nedenledir internete tekrar saldırmış olmam, evet hastalık sırasında da nete girdim ama yazı yazmak ciddi anlamda büyük bir eziyet gibi görünmekte idi. Hatta şuan birikmiş olan 80 yorumu bile onaylamamış durumdayım, birazdan tek tek okuyup onaylama işlemine girişeceğim ama ne yazık ki yorumlara hızlı bir göz attığımda hoşuma gitmeyen bazı şeylerle karşılaştım.
Bu nedenledir ki birazdan hastalığım ile nette olamayışım girişli bu yazıyı birazdan yorumlarda cevap vermek adına buradan cevaplama yoluna gidecegim. Bir yandan yorumları onaylarken bir yandan da yorumlarda cevap vermem gereken kısımları buraya taşıyorum, buyrun ;
————————————————————-
Hafize: "cangema seni coook sevitorum bunu bil senin uğruna ölürüm"
Özkan YILDIZ : Spam şeklinde daha öncedende gördermiş olduklarınız ile beraber on küsür aynı mesajınız silinmiştir. Uğruna ölünecek değer yargılarına sahip olmak ciddi anlamda zor bir şeydir ancak sanırım uğruna ölümü göz aldığınız ( ah deli dumrul aklıma geldin ) değerleri tekrar bir gözden geçirmeniz dileğiyle…
————————————————————-
Mıne : " …. …. …. …. … … "
Özkan YILDIZ : Yorum gönderme butonunun altın yazan büyük harflerle yazılmış olan yorumlar direkt olarak silinecektir ibaresine ragmen göndermiş olduğunuz ve tamamı büyük harflerden oluşan yorumlar silinmiştir. Anlayışınız için teşekkürler…
Bu yazı için herhangi bir etiket girilmemiş.Dest-i İzdivaç “Evlenmek İstiyorum” (!)
Mar 28, 2008 Başım(ız)a Gelen, Televizyon
Bu akşam üstü çay almak için mutfağa gittiğimde annemle ablamın konuşmalarına dalmışken açık olan tv de daha önceden de görmüş olduğum dest-i izdivaç adlı programı gördüm. Zaman zaman denk gelmiştim ama oturup da 10 dakika kadar izlemişliğim hiç olmamıştı. İzledikten sonra neden olmadığını da fark ettim ama aklıma gelen "toptan deliriyoruz" gibi bir cümle oldu.
Program tamamen hani o çok saygın bir kurum olan ailenin ilk adımı evliliğe dayalı. Evlenmek isteyen baylar ve bayanlar programa başvurarak. "Esra hanım ben evlenecek bay arıyorum" veya "Esra hanım ben evlenecek bayan arıyorum" gibi isteklerini dile getiriyorlar. An itibari ile bir gülümseme başladı bende. Daha önceki denk gelişimde en azından programın adına yakışır biçimde yaşını başını almış, artık sadece ölürken yanımda birisi olsun diye evlenmek istiyorum diyen insanlar varken bugün 25 yaşında genç bir kızımızı gördüm.
Ya değer mi o programa çıkmaya? Hatta o program hangi değer yargımıza hitap etmekte. Hemen bir paravan konuldu ortaya ve genç kızımıza bir şeyler soruldu, o da başladı ailesinden kendisinden bahsetmeye. Birincisi makyaj olayı neydi o öyle ya, kukla gibi yapmışlar genç kızı. Bıraksanız program sonrasında konkene gidecek. İkinci kısmı ise ben kendi kararlarımı verebilecek yaştayım diyen geç kızımız ailesine bile haber vermeden programa gelmiş. Kişinin kendi kararlarını kendisi vermesi farklı bir olgudur, ailesi ile fikir alışverişinde bulunması farklı. Neyse efendim, kız toplamda 3-4 dakika ya konuştu ya konuşmadı paravan açıldı.
Read the rest of this entry »
Tags: aramak, bay, bayan, dest-i, desti, erkek, eş, evlenecek, evlenmek, evlilik, hayat arkadaşı, istiyorum, izdivaç, program, Televizyon
Ego Toplu Taşıma Kartı – 2lik mi? (Ankara)
Mar 27, 2008 Başım(ız)a Gelen

Ankara Büyükşehir Belediyesi toplu taşıma hizmetleri konusunda çoğunlukla benim gözümde sınıfta kalmış bir hizmet sunmakta. Bilmiyorum hiç adil bir hizmet sunuyoruz şeklinde açıklamaları oldu mu ama özellikle ego seferlerinin yapıldığı güzergahlara göre otobüs modellerinin farklılaşması hep dikkatimi çekmiştir. Neyse, bugün yaşanılan ise zoraki 2′lik bilet alımıydı.
10’luk ego kartım henüz ben ulaşacağım yere varmadan bitti. Teklik bir kart işimi görecekti ve bu amaçla bilet satış gişesine gittim. Egomuz artık teklik kartları kaldırmış. Gerekçe mi? Bilemiyorum ama kaldırmışlar işte. Zoraki olarak 2’lik kart almanız lazım. Şuan için kullanmayacakta olsam 2’lik kart almaya karar verdim. Bana verilen neydi? 2 adet teklik kart. Tamam yeni bir uygulamaya geçiyorsunuz ama en azından elinizdeki teklikleri bitene kadar tek olarak satmanız daha doğru olmaz mıydı sevgili ego genel müdürlüğü?
İşin diğer kısmında ise zaten oldum olası bu kartlara ısınamadım, örneğin teklik veya 10lukta olsa kartınız aynı miktarda kağıt yok ediyorsunuz. Birime göre daha az tüketilmesin demeyeceğim ama en azından artık büyükşehir olarak akıllı karta geçmemiz gerekmez mi? İstanbul’un durumunu bilmiyorum ama çok uzak değil İzmir’i bile örnek alabilirsiniz. İzmir de kent kart kullanılmakta ve kredi kartınıza para yatırır gibi yatırmış olduğunuz miktardan siz kullandıkça belirlenen ulaşım ücreti düşmekte.
Read the rest of this entry »
Tags: ankara, başvuru, bilet, büyükşehir, ego, kart, neler gerekli, öğrenci, paso, tema, toplu taşıma, validatör