Milyon Kere Ayten ama Aysel git başımdan…

yorgun eskimiş eski pas zincir


Ne zaman bir gemi görsem limanda
Alıp başımı seninle gitmek isterim
Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
Anlasana; seni arıyor ellerim
İmkansız düşünmemek gecelerce seni
Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil
*Başka çaremiz yok, beni unut* demiştin
Mümkün değil cigan gözlüm, mümkün değil.


Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin
Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım
Sevmekse gönlümce sevmeliyim
Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı
Ölmekse istediğim anda ölmeliyim
ve yaşıyorsam
Her şey bambaşka olmalı seninle
Alışılmış şeylerden öte
Yalanlardan, düzenlerden uzak


Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
"Seviyorum" diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?

Şiirler : Ümit Yaşar OĞUZCAN (İmkansız şeyler - Her sabah seninle başlar - Bilir misin?)
Resim Kaynak : (Flickr - banibani)

Etiketler : ,

Onor Bumbum ve Smadj - 2 Curlies

2 Curlies Onur Bumbum Smadj

Bazen bazı şarkılara takılanlardanım sanırım, günlerce "Candan Erçetin & Teoman - Kim" düetini dinlemenin ardından şimdi de yani en azından bu satırları karalamaya niyetlendiğim şu andan bir kaç saat öncesinden itibaren "2 Curlies - Dokun" parçasına takıldım kaldım. Bir arkadaşımın ilk olarak "Onor Bumbum - Şimdilik Dayanamıyorum" parçası ile oldu ilk tanışmam.  Şarkının belkide sonundaki şu dört mısradan sonra kaç defa dinledim bilemiyorum;

" Bin sey geçiyor içimden
Kendimi tutamıyorum
Başkasına tutunmana
Şimdilik dayanamıyorum
"

Şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz : http://www.myspace.com/onorbumbum

Ardından "2 Curlies - Dokun" ile çivi misali çakılı kaldım şuan oturduğum yere. 232 harf bu kadarmı güzel bir araya gelip, 254 saniyelik güzel bir müzikle harmanlanabilir bilemiyorum.

"Bir şey var aramızda
Taşırız yanımızda
Görünmez duvarlar ve sorulmaz sorular var
ama

Dokun bana dokun bana
Dokun biraz daha geçsin kokun bana

Bir şey var içimizde
Sarmışız ikimizde
Sararı anılar ve kapanır yaralar
inan

Dokun bana dokun bana
Dokun biraz daha geçsin kokun bana
"

Şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz : http://www.myspace.com/twocurlies
Devamını Oku »

Etiketler : , , , , , , ,

Hayattan Çalıntı Kareler : 8 Mayıs

yara atari parmak kan toplaması

Son günlerde daha önce den bahsetmiş olduğum sinüzit ve sinüzit’e bağlı kaba ete iğne uygulamasının da etkisi ile eve kapanmış ve hayatı sadece 17′ bir monitörden görmekte idim. Hoş normalde de genelde bu modda olmama rağmen durumun sıkıntı vermesi ve buna bağlı bir şeyler yapma nameleri ile dolanırken bir arkadaşımın odtü şenlikleri haberi ile kendimizi 3-4 saatliğine de olsa odtü de buluverdik. Aslında niyet "Bebe Bisküvisi Yeme Yarışması" ve "4. Geleneksel Kek Yeme Yarışması" idi ancak hem yeme işleminin evde fazlasıyla yapılmış olması hemde şenliği karış karış etme fikrinden ötürü gerçekleşemedi. Ama kurulan standlara göz atıp, bazıları ile de göz atmaktan fazlası ile yapılırken kampüsün farklı yerlerine kurulmuş olan sahnelerden gelen müziklere adımları kaptırıp sahne sahne gezinmek güzeldi.

Kampüs sonrasında kızılayda buldum kendimi, akşamüstü buluşma öncesinde yine bir tıkınma eylemi sonrasında kalan bir buçuk saati bir şekilde geçirmem lazımdı. Bir yerlere oturup bir şeyler içerken bayadır ihmal edilen (somut - hard copy bazlı) okuma eylemini idame ettirebilirdim ama bir buçuk saati doldurmak için yeterli değildi. En azından tek başına o kadar süre oturamazdım ve kendimi yıllardır vazgeçilmezim olan fantasy land atari salonunda buldum. Her ne kadar yeri değişmişte olsa aşağıda resimde görülen oyunu "cadillac and dinosaurs"u yani daha bilinen adı ile "mustafa" yı oynadım.

fantasyland fantasy land atari salonu ankara

Tek jetonla bir saat oynamış olduğum atari oyununda 2.1 milyon küsür puan ile başım göğe ermedi ama birinci oldum. Ödül olarak da yazının girişinde resmi görülen parmak üzeri kırmızı küçük onur madalyası verildi. Artık nasıl kaptırdı isem kendimi tuşa basa basa parmağım az bir miktar su toplamasına benzer şekilde kan toplamış. Evet duyanlar hala şokta. Ama birinci oldum, egom şişti şişti patladı az kalsın süper egomda gidiyordu. Ego demişken şurada Ankara ego ile ilgili bir bıdırdamam da vardı aklıma geldi. Neyse efenim, mustafa sonrası bir arkadaşımın canı çekmiş olan oyunu oynamaya kalktım "street fighter".  Oynamaz mı olaydım? Yok yine tekkende kalma bir kaç hareket ile 4-5 adam ilerledim :) Ama pek kendisi ile aram olduğunu söyleyemem. Tekken 5 çıkmış bu arada, görsel olarak hoş gibi geldi hafif göz gezdirmem sonucu. De işte eskisi gibi kağıtlara komboları yazıp ezberleme zamanı geçti gibi. O nedenle hala tekken 1-2-3 ten kalma hareketlerle devam :)

Ardından ümitköy dolaylarında geçirilen gece ve ertesi sabah evin yolunu tutma ile hoş bir gündü…

компютри втора употреба
Kendime Not : Neymiş ara ara sosyal olmam lazımmış…

Bu yazı için herhangi bir etiket girilmemiş.

Hastay(D)ım : Sinüzit

ilaç ilac sinüzit

Son bir hafta, 10 günlük zaman dilimimi bolca baş ağrısı ile geçirmekteyim. Kendini deniz kenarında zanneden bendeniz Ankara gibi bir yerde banyo sonrası günü şort sefası ile geçirmeye kalkışımın ertesi gününde hastanelik oldum. En küçük hastalıkları dahi uzun zaman dilimlerinde ancak atlatan biri olaraktan en hızlandırılmış iyileşme yöntemi iğne olacak ki doktor beyde aynı fikre sahipti. Günlerdir yemiş olduğum iğneler sonunda bitti, vurulma aşamasında hiç tesir göstermiyor bu iğneler diye yakınırken iğnelerin bitişi ile belki de psikolojik bir şekilde iyileşme yönünde adımlar attığımı hissettim.

Ki görüldüğü üzere bu nedenledir internete tekrar saldırmış olmam, evet hastalık sırasında da nete girdim ama yazı yazmak ciddi anlamda büyük bir eziyet gibi görünmekte idi. Hatta şuan birikmiş olan 80 yorumu bile onaylamamış durumdayım, birazdan tek tek okuyup onaylama işlemine girişeceğim ama ne yazık ki yorumlara hızlı bir göz attığımda hoşuma gitmeyen bazı şeylerle karşılaştım.

Bu nedenledir ki birazdan hastalığım ile nette olamayışım girişli bu yazıyı birazdan yorumlarda cevap vermek adına buradan cevaplama yoluna gidecegim. Bir yandan yorumları onaylarken bir yandan da yorumlarda cevap vermem gereken kısımları buraya taşıyorum, buyrun ;

————————————————————-

Hafize: "cangema seni coook sevitorum bunu bil senin uğruna ölürüm"

Özkan YILDIZ : Spam şeklinde daha öncedende gördermiş olduklarınız ile beraber on küsür aynı mesajınız silinmiştir. Uğruna ölünecek değer yargılarına sahip olmak ciddi anlamda zor bir şeydir ancak sanırım uğruna ölümü göz aldığınız ( ah deli dumrul aklıma geldin ) değerleri tekrar bir gözden geçirmeniz dileğiyle…

————————————————————-

Mıne : "  …. …. …. …. … … "

Özkan YILDIZ  : Yorum gönderme butonunun altın yazan büyük harflerle yazılmış olan yorumlar direkt olarak silinecektir ibaresine ragmen göndermiş olduğunuz ve tamamı büyük harflerden oluşan yorumlar silinmiştir. Anlayışınız için teşekkürler…


Devamını Oku »

Bu yazı için herhangi bir etiket girilmemiş.

Kız Nasıl Tavlanır? Böyle olmadığı kesin

 Ey can sıkıntısı sen nelere kadirsin demek istiyorum. Ankaraya geri dönmüş olamanın ve kısa sürelide olsa boş olmamın nedeni ile internet ile olan hasretimi gidermek için sık kullanılanlarım arasında dolaşırken yedinumara.net forumlarında Meryeyi Tavla başlıgında buradan ulaşabileceginiz yapay zekamsı Botégo uygulaması ile karşılaştım. Sonrası mı, eh işte can sıkıntısı ve eseri;

<Merve> Merhaba :) Ben Merve, bakalım beni tavlayabilecek misin…
<mırtaza> gerekli mi?
<Merve> beni msn listene ekle, belki bir daha siteye gelmezsin, bağlantımız kopmasın: merwe@botego.com
<mırtaza> yok sonra spam filan yaparsın maazallah kötü oluruz
<Merve> sonra ne olacak?
<mırtaza> anlama sorunu var sanırım merve?
<Merve> ihtimaller üzerine yorum yapmamalısın
<mırtaza> yok ihtimal degil gerçek
<Merve> herkesin gerçeği farklı olabilir
<mırtaza> eh buda senin gerçegin, bak misal bende iptal
<Merve> ne güzel…
<mırtaza> dimi ama
<Merve> bilmem? olabilir.
<mırtaza> yok sen niyeti bozdun verme, ne olabiliyor

Devamını Oku »

Etiketler : , , , ,

Trabzon Şehir Tiyatrosu : Dış Ses

Trabzon Şehir Tiyatrosunun "Dış Ses" inden prömiyer notları;

5 nisan akşamı Trabzon Hüseyin Kazaz Kültür Merkezinde yönetmenliğini Dilek Güvenin yapmış olduğu ve dünya kadınlar günü için Zeynep Kaçar tarafından yazılmış olan Dış Ses oyunundaydık.

Küçük yaştan bu yana kendilerine dayatılmış olan öğretilerle hayatlarına devam eden iki farklı kadın profili olan ev kadını ve iş kadını portrelerinin başarılı bir şekilde sahnelenmiş olan oyun kendilerine eşlik eden bir dış ses ile izleyicileri bir sorgulamanın içerisine sürüklemekte.

Hayatını evine, çocuklarına ve eşine adamış olan ev kadınının günlük rutinleri içerisinde kendine çizilmiş olan kalıbın içerisinde sıkışmışlığı ile kariyer ve başarı odaklı iş kadının da benzer bir kalıbın içerisinde oluşunun dile getirildiği oyunda temel çıkış noktası statüsü ne olursa olsun kadınların benzer bir kalıp içerisinde toplum tarafından bazı dayatmalara mazur kalışıdır.

Ev kadınını Serap Berber’in , iş kadınını ise Burçin Demiral’in üstlendiği oyun yaşadıkları rutinin farkında olmayan bu iki karakterin bir gün küçük bir hücremsi mekanda uyanmaları ile başlamaktadır. Duymuş oldukları dış ses ile ( Burhan Kurt ) kendi hayatlarını başlarda tek başına sorgulama yoluna giden karakterler daha sonra aslında yalnız olmadıklarını anlaması ile sorunun statüde değil cinsiyette bittiğini fark etmektedirler ve beraber hareket ederek bir çıkış yolu aramaya koyulurlar. Becerebilecekler mi acaba?


Devamını Oku »

Etiketler : , , , , , , , , , , ,